23 Mayıs 2017 Salı

Safranbolu-Tokatlı Kanyonu

Geçtiğimiz Cumartesi günü döndük gezimizden. Harika zaman geçirdik gittiğimiz her yerde.
İstanbul'dan çok erken bir saatte, yağmur eşliğinde yola çıktık. Tüm gezimiz boyunca yağmur korkumuz oldu ama hiç yağmura yakalanmadık. Hava da oldukça sıcaktı. Hatta güneşten biraz renk değiştirdik bile! Çok keyifli bir gezi oldu.Yolumuzun zaten üzeri olduğu için ilk durağımız Safranbolu oldu. Sabah 9 civarında Safranbolu'daydık. Doğruca kanyona gittik. Kristal terasa çıktığımızda inanılmaz yeşil ortam, aşağıda uzanan vadi ve kayalıklar karşısında nefesimiz kesildi (ve tabii yükseklikten de^^). Yıllar önce Safranbolu'ya birkaç saatliğinde uğramıştık arkadaşlarımla, ancak kanyonu görme şansım olmamıştı. Bu gezimizde rotamıza eklediğimiz için çok mutlu oldum.
 Kanyonun çok yakınında bulunan İncekaya Su Kemeri de oldukça güzel. Sadrazam İzzet Mehmet Paşa tarafından yaptırılmış. Önceleri kemere çıkılabiliyormuş, ancak birkaç intihar girişimi sonrasında giriş yasaklanmış. Dışarıdan fotoğrafını çekmekle yetindik.
 Kanyona Giriş ücretli. Kişibaşı 2,5 TL. Kristal Teras için de ücret ödeniyor. O da 4 TL. Araçlar için ücretsiz ve ücretli iki otopark mevcut. Biz ücretsiz olanın tabelasını göremediğimiz için girişteki ücretli olan otoparka bıraktık aracımızı.
Biz yürüyüşümüzü atların olduğu kısımda, parkur bitti sanarak bıraktık. Ancak oranın yakınlarından patika yol devam ediyormuş. Onu da şimdi öğrendim ne yazık ki^^ Devamında küçük taş köprüler ve birkaç küçük şelale varmış.

 Kanyondan çıktıktan sonra doğruca merkeze gittik, daha başka nereleri görebiliriz diyerek. Aklımda kalan bir çarşısı vardı, orayı aramaya koyulduk. Ancak yanlış yollara sapıp, kendimizi yokuşlardan aşağı yürürken, başka kanyonların üzerinde bulduk.
  Safranbolu gerçekten de kanyonlar üzerine kurulmuş. Kayaların üzerindeki bazı evlere hayret etmemek mümkün değildi. Çünkü hemen camın aşağısından giden bir kanyon deresi var. Oldukça korkunçtu bana göre.
 Aşağısı da böyle..

Ve bu yazıyı Safranbolu evleri ile bitirmek istiyorum. Evlerin güzelliğinden bahsetmeden olmaz. Yukarıdaki üç ev favorilerim oldu.
Yeni durağımız Sinop güzelleri olacak. Erfelek Şelaleleri ile ilgili bir yazı bekliyor sizi yakında.
Görüşmek üzere!

13 Mayıs 2017 Cumartesi

Sütlü Mantar Çorbası

Tekrar merhaba!
Gezideyim şu anda ve büyük olasılıkla, Karadeniz'in gelmek bilmeyen sıcak havaları yüzünden biraz ıslanarak, çokça üşüyerek, kanyonların, yüksek dağların, yeşilin ve temiz havanın keyfini çıkarıyorum, bolca Instagram paylaşımı yapıyorum. Ben gezerken buralar boş kalmasın, sizler de çorbasız kalmayın^^ :))) diye önceden hazırladım bu yazıyı.
Güzel bir çorba tarifi ile geldim. Evde bolca kestane mantarımızın olduğu bir gün çorba arayışına girdim ve bu tarifi buldum. Pelin Chef'in daha önce başka tariflerini de denemiştim ve bu çorba da tam aradığım özellikteydi. Gerçekten lezzetli ve içimi keyifli bir çorba oldu.
Söylemeden geçemeyeceğim, bir gün başka bir blogdaki mantarlı bir yemeğe yapılan bir yorum dikkatimi çekmişti, mantar pişmedi, hiç yumuşamadı, daha çok mu pişirmeliydim diye. Şimdi çorba tarifini okurken de "bilmeyenler" dikkate alsın istiyorum. Mantar, diğer sebzeler, veya etler gibi pişince yumuşayan, mayışan, ağızda dağılan bir şey değildir. Ne kadar pişse de hafif bir hırt yapısı kalır ve dişe dokunur. O sebeple çorbasını yapmaya niyetlendiyseniz ve tanelerden hoşlanmıyorsanız, çorbanın tamamını blenderdan geçirmenizi tavsiye ederim.
Sütlü Mantar Çorbası
Malzemeler
300 gr kestane mantarı veya beyaz kültür mantarı
1 orta boy soğan
2 yemek kaşığı un
2 yemek kaşığı tereyağı
3 su brd. sıcak su
2 su brd. süt
Tuz, karabiber

Yapılışı
  • Mantarları temizleyin, iki üç tanesini ayırıp kalanını minik minik doğrayın.
  • Soğanları yemeklik doğrayıp tencereye alın. 1 yemek kaşığı dolusu tereyağında kavurun. 
  • Mantarları ilave edin. Suyunu salıp çekene kadar pişirin. 
  • 1 yemek kaşığı daha tereyağ ilave edin, eriyince unu katın ve tahta kaşıkla iyice karştırarak kavurun. 
  • Unun kokusu çıkınca sütü ekleyin ve çırpıcı ile iyice karıştırın. Suyu, tuz ve karabiberi ekleyip karıştırarak kaynatın. Gerekirse, çorbanın kıvamı için azıcık daha sıcak su ilave edebilirsiniz. Biraz daha kaynatıp ocağın altını kapatabilirsiniz.
  • Blenderı birkaç kez kısa çalıştırarak tanelerin bir kısmını çekin. Tane sevmiyorsanız, tamamını çekebilirsiniz. 
  • Ayırdığınız mantarları çok az tereyağında, hafif tuz ve karabiber ilavesi ile kızartın ve çorbayı servis ederken üzerine ekleyerek kullanın.Kremsi çorbanın arasında bu baharatlı  mantarlar çok nefis bir etki yaratıyor.
Afiyet olsun.
Görüşmek üzere.

8 Mayıs 2017 Pazartesi

Etli Quesadilla

Merhaba!
Geçtiğimiz hafta misafirlerimiz vardı. Bolca gezdik, eğlendik. Bu hafta öyle yoğun geçti ki zamanı farketmedik bile. Önümüzdeki Çarşamba da küçük bir Karadeniz turumuz olacak. Kanyonlar turu desek daha iyi olur aslında. Araya köyü ve Ankara ziyaretini de sıkıştırarak, bol yürümeli, gezmeli, görmeli, eğlenceli bir gezi planladık. İple çekiyorum Çarşamba sabahını :)
Her ne kadar, ayın neredeyse üçte birini geçmiş olsak da blogda Mayıs ayını bir quesadilla tarifi ile açmak istedim. Demem o ki; gezi fotoğraflarından önce bir tarif versem iyi olur.
Quesadilla, benim çok sevdiğim, hem dışarıda hem evde yemekten keyif aldığım yiyeceklerden biri.
Bugün Etli Quesadilla'yı nasıl yaptığımı paylaşacağım. Daha önce bir quesadilla tarifim daha olmuştu. Ona da buradan ulaşabilirsiniz.
Etli Quesadilla
Malzemeler (4 porsiyon)
200 gr küçük doğranmış dana eti
2 adet sivri biber (biri acı olsa güzel olur ;)
1 büyük domates
2 diş sarımsak
Tuz, karabiber

1 kutu haşlanmış kırmızı fasulye (meksika fasulyesi)
200 gr rendelenmiş kaşar peyniri
1 kutu konserve mısır (ben koymadım)

4 adet lavaş (ben kepekli lavaş kullandım)

Yapılışı
  • Bir tavada etinizi kavurun. Suyunu salarken biberi ilave edin ve 2-3 dk birlikte kavurun.
  • Doğranmış domatesi ve doğranmış sarımsakları ilave edip karıştırın. Kapağını kapatın ve etler pişene dek orta ateşte pişirin. Ocaktan alıp soğuması için bir kenarda bekletin.
  • Fasulye ve mısırların sularını süzün ayrı tabaklara alın. Lavaşınızı serin, lavaşın yarısına önce etli karışımdan, sonra fasulye ve mısırdan, son olarak da kaşar peynirinden yerleştirip boş kısmı üzerine kapatın. Tüm lavaşlarınızı hazırlayıp kenara kaldırın.
  • Yapışmaz tavanızı orta ateşte ısıtın. Hazırladığınız iki lavaşın iki tarafını da kızartın. Servis tabaklarına alıp, yanında soslar ve garnitür ile servis edin. Ben yanında sos olarak, doğranmış domates ve  tatlı kaşığı salçayı kavurdum, bol maydanoz ve baharatlar ile karıştırıp kullandım.
Avokado sos, salsa sos ve ekşi krema ile servis edildiğinde nefis oluyor :)

Afiyet olsun!
Görüşmek üzere.

Tasarım:Sawako Kuronuma